Bu gün size belkide çoğumuzun bilmediği sessizce etliye sütlüye karışmadan, reyting yarışına girmeden uzun zamndır yayın yapan bir Zile sitesinin lingini vereceğim.
Çoğumuz Zile ile ilgili gelişmeleri mail guruplarının ve resmii sitelerin yanı sıra Sevgili Ufuk MİSTEPE' nin ünyezile sitesi ve Hulusi SEREZLİ ağabeyin zilesitesinden takip ediyoruz.Büyük özveri ile günlük olarak güncellenen bu sitelerle Zilelilik bilincimiz dahada gelişti. Fakat benim size bugün lingini vereceğim site bunlardan farklı.Bu sitenin yöneticisi arkadaşımızın ne bir gurupta nede bir yayın organında yazısını reklamını bulabilirsiniz.Kendi çapında yaptığı araştırma ve derlemeleri ile güzel bir Zile arşivi oluşturmuş.Gerek fotoğraflar, gerek videolar ve gerkse bilgi açışından oldukça zengin bir web sitesi.İçerisinde çok tanıdık simalar bulacağınız fotoğraflar bölümünü mutlaka gezin.
Sitenin tek dezavantajı web tabanının verdiği imkanlar nedeni ile çok karışık ve yavaş. Bu siteyi oluşturan Tekkeşinzade Mustafa AKSOY kardeşimşize teşekkür ediyorum.Sitedeki bölümleri ayrı lingler halinde veriyorum.
Sevgili okurlar şimdi sizlere çok ilginç bilmediğiniz Zile ile ilgili notlaraktaracağım. Bu bilgilerin hepsi önemli kaynaklara dayanmakta olup ütopik olarak yazılmamıştır. Yazdığım bu veriler bazı hemşerilerimizi rahatsız etse de herkesin bilmesi gerekir kanısındayım. Bu makalemde ki verilerin toplanmasında bana yardımcı olan araştırmacı yazar Bekir Altındal’a ve Yrd. Doç Mehmet Yardımcı'ya teşekkür ediyorum. -1973 yılında Türkiye’den Bulgaristan’a ilk uçak kaçıran solcu hava korsanı Derviş Elmacıoğlu’nun Zileli olduğunu, -1980 öncesi siyasi olaylarda ilk öldürülen ülkücü şehit Dursun Önkuzu'nun Zileli olduğunu, -Anıtkabirin zemin etüdünü yapan Prof. Hamdi Peynirci'nin Zileli olduğunu, -1994 Yılında öldürülen gazeteci yazar Ahmet Taner Kışlalı nın Zileli olduğunu, -Çağımızın Dedekorkut’u olarak bilinen ünlü hikaye ve roman yazarı Mustafa Necat SEPETÇİOĞLU nun Zileli olduğunu, -Yozgat’ın Çekerek, Akdağmadeni, Kadışehri,Çorum’un Alaca, Mecitözü, Amasya’nın Ilıca Tokat’ın Turhal ilçelerinin bir zamanlar Zile’ye bağlı olduklarını, 1920 yılında güvenlik gerekçesi ile Zile’den koparıldığını, -Osmanlının ilk su şebekelerinden (karuz, kerhiz) keerüzün Zile’de yapıldığını, -Roma İmparatoru Jul Sezar'ın dünyaca ünlü sözü Veni-Vidi-Vici'yi (geldim-gördüm-yendim) Zile’de söylediğini (Marlboro sigara paketi üzerinde de yazar), -Orta Asya’daki kadın hatun yani KATUN (kadın lider) geleneğini 1860 yılında Zile’de Anşa Bacı diye bir kadının yaşattığını ve Anadolu Aleviliğinde dedeliğin hanedan sürmesine rağmen Anşa Bacının dede soyundan gelmeyerek orta Anadolu’daki büyük alevi guruplarını kendi talipleri arasına kattığını, -MÖ 2000 li yıllarda frig dinlerinden Anaitisis dininin hac merkezinin Zile olduğunu, Zile deki Anahita tapınağına her yıl onbinlerce Anaitisin ekem ayının ilk haftası hacı olmak için geldiğini ve Zile panayırının bundan doğduğunu, -Atatürk ile birlikte çalışır iken aralarında anlaşmazlık çıkan ve Atatürk’ün muhalefetine rağmen birinci mecliste İçişleri Bakanı olan Tokat Milletvekili Nazım’ın Zileli olduğunu, -Türkiye’nin ilk komünist partisini kuran Nazım Resmor’un Zileli olduğunu, -Türkiye’nin en zengin mermer yataklarının Zile’de bulunduğunu ve günlük Zile’den yaklaşık 50 tır kamyon ile Çin'e mermer ihracatı yapıldığını, -Zile’de yüzyıllardır cenaze namazlarının camide değil de çarşı merkezinde oluşturulan Musalla da kılındığını, Zile deki okunan cenaze Sala sının sadece Zile’de farklı olduğunu 1930 yılında İran Şahı Rıza Pehlevi’nin Zile ye geldiğini, -1989 yılında Prens Çars’ın Zile’den geçtiğini, -Türkiye’nin halk ozanı, halk şiiri ve türkü anlamında en zengin ilçesinin Zile olduğunu (Kaynak Doç. Mehmet Yardımcı), -Zile’nin Acısu Köyünde Orta Asya’dan kalan bir Şaman bayramı olan Ficenk Bayramı'nın her yıl 24 Nisanda kutlandığını, -Osmanlının en uzun görev yapan Yeniçeri Ağasının Zileli olduğunu, -İstiklal savaşında ki Zileden verilen şehit sayısının 67 vilayet içinde 15 nci sırda olduğunu, -Osmanlı döneminde divan kararı ve padişah fermanı ile yayınlanan 6 panayırdan birinin Zile Panayırı olduğunu, -İncil'de geçen Sebastenin Kırk Şehidi'nin küllerinin Zile'ye gömüldüğünü, -Dünyada bulunan 6 Hitit Tabletinden birinin Zile Küçüközlü Köyü'nden çıktığını, -1935 yılında Zileliler kendi aralarında topladıkları para ile Çekoslovakya'dan T16 tipi savaş uçağı alarak, Milli Tayyare Cemiyeti yani Türk Hava Kuvvetlerine bağışladıklarını ve uçağın adının Zile Tayyaresi olduğunu, -Yemene Zile den redif taburu gittiğini
ÇAY'I ÇOK SEVDİĞİMİ SÖYLEYİNCE, YAŞLI BİR TEYZE ANLATTI GEÇENLERDE...
BAK OGLUM DİYE BAŞLADI SÖZE:
ÇAYIN ALT DEMLİĞİ EVDEKİ KAYNANADIR ; DEVAMLI KAYNAR DURUR.. ÜST DEMLİK EVDEKİ GELİNDİR; ALT DEMLİK KAYNADIKÇA O OLGUNLAŞIR, DEMLENİR... GELİNİN KOCASI İSE BARDAKTIR; BİRAZ KAYNANA DOLDURUR ONU BİRAZ DA GELİN... ÇOCUKLAR ÇAYIN ŞEKERİDİR ; TAT VERİR... GÖRÜMCE İSE ÇAY KAŞIĞIDIR ; ARADA BİR GELİR VE KARIŞTIRIR GİDER... KAYNATAYA GELİNCE; O DA BARDAK ALTIDIR; DÖKÜLENLERİ BİR ARAYA TOPLAR...
atmak:ders anlatmak asmak:sözlü günü yapılan gezi cesur:kopya çeken kimse çöp kutusu:basket potası dalga geçme:ders dinleme disiplin:öğretmenin kozu esnemek:ders esnasında ortaya çıkan bulşıcı hastalık felç:karnenin alınmasıyla baş gösteren hastalık gardiyan:nöbetçi öğretmen hastalık:mazeret hayır seven:kopya veren okul:hapishane inekleme:çok ders çalışma karne:spor toto şaşkın:yeni öğrenci tebeşir:savaş aleti komedi:yazılıların açıklanması veli:ara karneden bile haberi olmayan gariban çıkış zili:can kurtaran sözlü:ecel teri,mizan terazisi not defter:loto kağıdı öğrenci:hilkat garibesi,zavallı öğretmen:ahiret sualcisi sınıf:muhabbethane ödev:angarye sınıf geçmek:tahayyül sınıfta kalmak:küme düşmek tenefüs:kudurma saati giriş zili:cenaze marşı masal:dersin anlatılması enflasyon:notların öğretmen tarafından düşürülmesi devaülasyon:öğretmenlerin kolay sorular sorarak başarı oranını yükseltmeleri vaka-ı vakvak:iyi bekleyip düşük alan öğrencilerin sözleri istenmeyen gün:pazartesi istenen gün:cuma en iyi haber:ders boş
Demirciler arastasında çekiç sesleri İmalattan yeni çıkmış, tırmıkları çapalar Mavi alevler arasında parlayan tavalar
Babacağım, Ustasından kalan mekanda elli yılını tamamlamış. Nalbantların oturarak nal dövmesi Atları yatırarak nallamaları. Urgancıların koşarak çalışmaları Turistlerin esnafı fotoğraflamaları
Ortaklaşa yaparlardı kuzu etinden güveci. Sarı gaz ocağı pompalı. Tenekeci, nalbant,berber.. 960 yılında et 5-6 lira,ekmek 30 kuruştu. Onların arasında öğrendim, Acılı güvece somun ekmek bandırmayı. Utangaçlıktan aç kalmıştım... Demir döven ustalara bir iki somun yetmezdi. Patlıcanı, biberi, birlikte avuçta götürürlerdi.
Bizim çocukluğumuzda, Panayırda canlanırdı ekonomi. Hayvan pazarlarında at koşusu yapılır Sihirbaz ve dansöz çadırları kurulur. Masa topu 25 kuruş. Dayak yerdik habersiz kaçtığımızda Anneler kurtaramazlardı babadan...
Bizim çocukluğumuz bir başka güzel. Oyuncak arabaların bir kısmı pancardan. Kömeyi, tarhanayı, evde yaparlar Sepetle elma, armut verirlir komşulara Yoğurt, süt, ayran bedava.
ZİLE AĞZI Zile Anadolu'nun şirin ilçesi,Ne de olsa başka dili, lehçesi,Her sözün mutlaka vardır Türkçesi,Bazı kelimeler farklıdır bizde. Çorba - Helledir, lahana - kelem,Patates, kartuldur, belki - elleğem,Tadına doyum yok, yesem de içsem,Ayrana -çalkama denilir bizde. Elbiseye - urba, banyoya - çimmek,Koşmak - yüğürtmektir, kaçmakta - tünmek,Ne güzel her şeyin anlamını bilmek,Köpeğe - kelp de denilir bizde. Bazen kaynanaya "Bibi" de derler,Kayınpederide "Emmi" derler,Büyükler küçükler hepsi bilirler,Yengeye "Eci" de denilir bizde. Az önce - bayaktan, çıplak - cıbıldak,Kadın - eğsüketek, fakir, dısdıylak,Kısa - gödektir, yağcı da yalak,Cimriye de - kısmık denilir bizde. Geçen yıla - bıldır, göz etmek - ışmar,Yufkaya - işkege, kocabaş - pancar,Dağdan kesilen odunda - cımbar,Merkebe - gölük de denilir bizde. Ceket - sakudur, işte - ahacuk,Gömlek - işliktir, palto da - gocuk,Çok fazla şımarık olursa çocuk,Şımarığa - cüğnük denilir bizde. Kötü örnekler - mosturalıktır,Evlenmede gecikenler - galuktur,Heri'siz konuşma halen hiç yoktur,Kötüye - meymenetsüz denilir bizde. Essahtır, sahidir - doğruyla, gerçek,Hindi - culuktur, körsü - köstebek,İnat - Öcbedir, sırıksa - göcek,Kel kafaya "keltoş" denilir bizde. İlham verdi Hayri Doğan hocamız,Moruk değil bizde yaşlı - kocamuz,Kömüş - manda aynı, hepsi de camız,Sahipsiz mala seyip denilir bizde, Yurt bahçesinde Zilemiz güldür,Şehrimiz, köylümüz özbe öz Türk'tür,Tembel - kanaradır, çirkin de bettir,Güzele de Gozel denilir bizde.İsmail ÇELEBİ
Kimden: "aysegül aran" Tarih: Sun, 15 Apr 2007 21:59:09 +0300 Yerel: Pazar 15 Nisan 2007 20:59 Konu: Tuizmde 14 marka arasında TOKAT'ında olmasını istiyoruz. vekillere göndermek isterseniz
(Necmettin Beyin yazısını hergün vekillerimize gönderelim)
SAYIN VEKİLLERİMİZ
TURİZM DE 14 MARKA ARASINDA ACABA NEDEN TOKAT YOK
Sevgili arkadaşlar, şimdi dikkatinizi bir konuya çekmek istiyorum. Turizm Bakanlığı Turizmde 14 marka il projesi ile bir uygulama başlattı.
Bu projeye daha sonra Çorumlu milletvekillerinin çalışmaları sonucu Çorumda dahil edildi.
Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın, son olarak geçtiğimiz günlerde *Çorum*'u da dahil ettiği *Marka* Kent Projesi ile 15 ilde turizm gelirlerini artırmak amacıyla söz konusu kentler markalaştırılarak öne çıkarılacak. Amasya, Bursa, Edirne, Hatay, Gaziantep, Konya,
Kütahya, Manisa, Nevşehir, Kars, Mardin, Sivas, Şanlıurfa, Trabzon ve *Çorum
*'da *şehir* turizminin canlandırılması için Paris, Londra, Montreal ve Prag
örnek alınacak
Her yıl öncelikli olarak bu şehirlerden biri kültür turizm kenti olarak ilan
edilecek. Şehre yön levhaları ve bilgilendirme tabelaları konulacak. Yöresel
etkinlikler uluslararası standartlara uygun biçimde geliştirilecek. Halkın bilinçlendirilmesi, etkinlikler için amfi
tiyatrolar yapılması sağlanacak. Tarihi çekim noktaları restore edilecek, ışıklandırma ve çevre düzenlemesi yapılacak. Söz konusu bölgelere turistik tesisler kurulacak, kent merkezlerinde festivaller ve fuarlar düzenlenecek
*Yani turist Çoruma gelecek Amasya'yı gezecek Tokat'ın üstünden atlayıp Sivasa mı gidecek.Tokatta turizm için gereken değerler Çorum'dan, Amasya'dan, Kütahya'dan dahamı az.Nerde yetkililer, nerde siyasiler ,nerede bürokratlarımız.*
*Zilemizde yeni yeni başlayan turizm hareketleri bizi heyecanlandırırken Turizm Bakanlığının böyle bir karar alması bizi üzdü.*
* *
*Zile ye genel olarak turist Amasya üzerinden geliyor ve Zileyi gezdikten sonra Ballıca mağarası için Pazara geçiyorlar.15 Marka şehir projesi kararı
alınıp ilave yapılamayacaksa. Bu proje kapsamında Zile Amasya ili dahilinde kapsam altına alınamazmı. Bununla ilgili ne yapabiliriz. Turizm Bakanlığında
yetkili, kabinede etkili bu işi koşturacak varmı? Sizin fikirlerinizi bekliyoruz.*
* *
*Bacasız fabrika olarak nitelendirilen turizm Zilemize çok şey katacaktır. Bunun örneklerini fotoğraflarla birlikte yazacağım.Geçen hafta Zilemize gelen Yunanlı turistler bir gün kalmasına rağmen ilçeye nasıl nekader katkısı oldu birlikte değerlendireceğiz*.
Kimden: necmettin Tarih: Sun, 15 Apr 2007 10:24:04 +0200 Yerel: Pazar 15 Nisan 2007 10:24 Konu: NEDEN TOKAT YOK !!! Yazarı yanıtla | İlet | Yazdır | Kişisel ileti | Aslını göster | Bu iletiyi bildir | Bu yazarın mesajlarını bul NEDEN TOKAT YOK
Sevgili arkadaşlar, şimdi dikkatinizi bir konuya çekmek istiyorum. Turizm Bakanlığı Turizmde 14 marka il projesi ile bir uygulama başlattı.
Bu projeye daha sonra Çorumlu milletvekillerinin çalışmaları sonucu Çorumda dahil edildi.
Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın, son olarak geçtiğimiz günlerde *Çorum*'u da dahil ettiği *Marka* Kent Projesi ile 15 ilde turizm gelirlerini artırmak amacıyla söz konusu kentler markalaştırılarak öne çıkarılacak. Amasya, Bursa, Edirne, Hatay, Gaziantep, Konya,
Kütahya, Manisa, Nevşehir, Kars, Mardin, Sivas, Şanlıurfa, Trabzon ve *Çorum *'da *şehir* turizminin canlandırılması için Paris, Londra, Montreal ve Prag örnek alınacak
Her yıl öncelikli olarak bu şehirlerden biri kültür turizm kenti olarak ilan edilecek. Şehre yön levhaları ve bilgilendirme tabelaları konulacak. Yöresel etkinlikler uluslararası standartlara uygun biçimde geliştirilecek. Halkın bilinçlendirilmesi, etkinlikler için amfi
tiyatrolar yapılması sağlanacak. Tarihi çekim noktaları restore edilecek, ışıklandırma ve çevre düzenlemesi yapılacak. Söz konusu bölgelere turistik tesisler kurulacak, kent merkezlerinde festivaller ve fuarlar düzenlenecek
*Yani turist Çoruma gelecek Amasya'yı gezecek Tokat'ın üstünden atlayıp Sivasa mı gidecek.Tokatta turizm için gereken değerler Çorum'dan, Amasya'dan, Kütahya'dan dahamı az.Nerde yetkililer, nerde siyasiler ,nerede bürokratlarımız.*
*Zilemizde yeni yeni başlayan turizm hareketleri bizi heyecanlandırırken Turizm Bakanlığının böyle bir karar alması bizi üzdü.*
* *
*Zile ye genel olarak turist Amasya üzerinden geliyor ve Zileyi gezdikten sonra Ballıca mağarası için Pazara geçiyorlar.15 Marka şehir projesi kararı alınıp ilave yapılamayacaksa. Bu proje kapsamında Zile Amasya ili dahilinde kapsam altına alınamazmı. Bununla ilgili ne yapabiliriz. Turizm Bakanlığında yetkili, kabinede etkili bu işi koşturacak Zileli varmı? Sizin fikirlerinizi bekliyoruz.*
* *
*Bacasız fabrika olarak nitelendirilen turizm Zilemize çok şey katacaktır. Bunun örneklerini fotoğraflarla birlikte yazacağım.Geçen hafta Zilemize gelen Yunanlı turistler bir gün kalmasına rağmen ilçeye nasıl nekader katkısı oldu birlikte değerlendireceğiz*.
Kimden: hacı hasan gencler Tarih: Fri, 27 Apr 2007 23:05:32 +0000 Yerel: Ctesi 28 Nisan 2007 01:05 Konu: Yazarı yanıtla | İlet | Yazdır | Kişisel ileti | Aslını göster | Bu iletiyi bildir | Bu yazarın mesajlarını bul Zile, orta karadenizin geçiş noktasında tarih boyu ekonomik, stratejik ve kültürel önemini hep korumuş, zaman zaman sönük, zaman zamn çok parlak dönemler geçirmiştir. Düşününce,Sezar yenilmiş olsaydı, bir imparatorluk merkezi olması kaçınılmazda. Bunlar ve benzerleri, şehrimizin; zengin geçmişinden ibret almak, irdelemek, incelemek için değerlendirilebilir. Hayat, durdurması imkansız bir biçimde hızla akıp giderken, her birey özünde "ben çevreme ne faydalı iş yaptım, yapabildim, şu hatalarım oldu, şunları yapmasaydım" gibi eleştiriler yapmalı ve zararın neresinde dönsem kardır diyerek hayırlı ve faydalı bir şeyler yapmak için bir yerlerden başlamalıdır. Platformun oluşturulması bu anlamda güzel bir çalışmadır. Emeği geçen insanların moralini bozarak, birbirimiizi rencide ederek hizmet etmek mümkün değildir, doğruda değildir. Zilelilik, hoş görülü, paylaşımcı, sabırlı, ilkeli gibi bir çok temel değerleri özünde taşımayı şart kılar. Yapmak bir ömür alır ancak yıkmak bir anlıktır. Çevremizde yıkmak isteyenlerde olabilir. Bu tür tavırlara yol vermek doğru değildir. Bu platformun bir ilkesi olmalıdır ve korunmalıdır. Tabiiki eleştiri olacaktır. Ama eleştirirkende seviyeli olmak ve katkıda bulunmak gerekir, diye düşünüyorum. Zile, TOKAT ve AMASYA arasında tercih ile yüzyüze getirilmesi ya da il olmak çabaları için ortaya atılan fikirler beyin fırtınası yaptırdı, iyide oldu. Pozisyonumuzda hiç bir değişiklik olmaya bilir. Ama insanımızın arayış içinde olması, fikir üretmesi, tartışması sonunda pek çok güzel şeyin doğmasına zemin hazırlayacaktır. Öyle olmalıdır. Ufuk açıp, moral depolayıp, memleketinde iş sahibi olacak mutlu insanların yaşadığı bir ZİLE meydana getirmek. Kimseyle hesaplaşmadan, elimizdeki bayrağı bulıunduğu yerden ne kadar ileri götüreceğimizin hedefini ortaya koymamız, 6 ay sonra, 1 yıl sonra, 5 yıl sonra hangi sorunları hallederek, hangi hedeflere ulaşacağımızın yol haritasını çıkarmamız gerekir. Hedefler net ve belirgin olmalı herkes bir görev üstlenmeli dönemsel değerlendirmeler yapılmalıdır Kİ ORGANİZE SANAYİDE BACALAR TÜTSÜN, YOLLAR AÇILSIN, HER GÜN YENİ BİR TURİST KAFİLESİ ŞEHİRDE GEZSİN, BİR SOSYAL AKTİVİTE İNSANIMIZI KAYNAŞTIRSIN, VB... PEKMEZLER, KÖMELER, BEBEKLER SATILSIN, KAMYONLAR, TIRLAR YURDUN DÖRT BİR YANINA ÜRÜNLERİ TAŞISIN. Bu anlamda METEF'i gündeme getirmek istiyorum: "Başlangıcından beri MEM-Belediye-Ticaret Odası İşbirliği ile 5 yıl aralıksız açıldıktan sonra geçen yıl sergiye dönüştürlmüş olam METEF (MESLEKİ TEKNİK EĞİTİM FUARININ) İLK amacı doğrultusunda 2007 yılında yeniden açılması konusunu gündeme getirmek istiyorum. ŞİMDİLİK TAMAM MI? YOKSA DEVAM MI?" Ne dersiniz?